Teşkilat içi bilgilendirme
ATIB Genişletilmiş Yönetim Kurulu’na, Bölge ve Dernek Başkanlıklarına
ATIB’in Almanya Müslümanlar Konseyi (ZMD) tarafından suçlanmaları ile ilgili bilgilendirme
Muhterem Başkanlarımız,
ATIB Yönetim Kurulu, işbu yazı ile bölge ve dernek başkanlarını, eyalet teşkilatlarını ve genişletilmiş yönetim
kurulunu, Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (ZMD) ile ilişkilerimizde vuku bulan son hadiseler hakkında
bilgilendirmeyi zarurî addetmektedir. Söz konusu bildirinin kaleme alınmasına vesile olan husus, ZMD Federal
Yönetim Kurulu’nun 21 Mart 2026 tarihli yazısıdır; bu yazı ile ATIB’in üyeliği askıya alınmış ve ihraç süreci resmen ilan
edilmiştir. ATIB bünyesindeki bütün bölge ve dernek ve teşkilatların, meselenin hakikat ve hukuk boyutları hakkında
tam ve sağlıklı bir biçimde bilgilendirilmeye hakkı vardır.
I. ATIB’in İslâmî Hüviyeti ve Medeni Toplum İçindeki Temelleri
üye ve sempatizan ile Merkez Konsey bünyesindeki en büyük münferit üye teşkilat konumundadır. Teşkilatımızın
temel belgeleri – “ATIB İlkele
- Her türlü ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, ayrımcılığın ve terörün kararlılıkla reddedilmesi
- Köken, mezhep veya ten rengi gözetilmeksizin her insanın haysiyetine saygı gösterilmesi
- Türkiye’de ve Avrupa’da her türlü siyasi parti ve hareketten teşkilâtî bağımsızlığın muhafaza edilmesi
- Bütün faaliyetlerin İslâmî esaslara, emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker ilkelerine bağlı kılınması
kırk yıldır teşkilat faaliyetlerinin normatif zeminini oluşturmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm bizlere şöyle buyurmaktadır:
hâlinde düzenledik. Allah katında en değerli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır.” (el-Hucurât, 49:13)
“Biz Âdemoğullarını hakikaten şerefli kıldık.” (el-İsrâ, 17:70)
Arap olmayana, Arap olmayanın Araba, beyazın siyaha, siyahın beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takvâ
iledir.” (Müsned-i Ahmed)
ZMD’nin kurucu üyesi ve en büyük münferit teşkilatı sıfatıyla ATIB, birliğe hususi bir surette bağlıdır: köken ve etnik
ayrım gözetilmeksizin Almanya Müslümanlarının birliğinin tesisi, kendimizi vakfettiğimiz hayatî bir vazifedir.
İslâmî esaslarla ideolojik bağdaşmazlık iddiasının sürdürülebilmesi için, ATIB’e ait ve söz konusu ilkelere aykırı somut
kararların, programların ya da resmî tutumların açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Federal Yönetim Kurulu’nun
yazısı bu mahiyette hiçbir hususa yer vermemektedir.
Bu noktada şunu açıkça kaydetmek gerekmektedir: ZMD Federal Teşkilatı’nın asıl niyeti, ATIB’e atfedilen insanlık dışı
ve ırkçı temelli sözde “ideolojik konumlanma” meselesinde değil; bilakis teşkilat içi aksaklıkları ve şahsî menfaatleri
örtbas etme gayretinde saklıdır.
II. ZMD Bünyesinde Aydınlatılması Gereken Meseleler
ATIB bölge ve dernekleri ve eyalet teşkilatlarının bilgisine arz edilmek üzere, ATIB aleyhine sürdürülen işlemlerden
bağımsız olarak dahilî tetkik ve değerlendirme gerektiren belgelenmiş hadiseler aşağıda takdim edilmektedir.
a) Bir Eyalet Teşkilatıyla İlgili Hadiseler
ZMD Hessen Eyalet Teşkilatı, Federal Yönetim Kurulu’nca – bilhassa Genel Başkan eliyle – aşağıdaki tedbirlerin tatbik
edildiğini müstenidat ile belgelemiştir:
- Eyalet teşkilatının bilişim sistemi yönetici yetkilerinin geri alınması ve elektronik posta erişimlerinin
engellenmesi. - Yetkili organların herhangi bir kararı olmaksızın eyalet teşkilatı malî kaynaklarının dondurulması.
- Beyan edilen maksada göre eyalet yönetim kurulu içinde fikir ayrılıkları çıkarmak amacıyla muhalif
eyalet yönetim kurulu üyeleriyle temas kurulması. - Herhangi bir tüzük hükmüne dayanılmaksızın iletişim gruplarında seçilmiş eyalet başkanının “görevden
alınacağının” kamuoyuna ilan edilmesi.
Söz konusu tedbirler, hiçbir hukukî dayanak beyan edilmeksizin tatbik edilmiştir.
b) Başkanın Şahsî Menfaat Bağları
Görevdeki başkan, aynı zamanda “Mouatana” derneği ile ZMD faaliyetleri alanında iştigal eden özel bir danışmanlık
şirketiyle kurumsal bağlantısını sürdürmektedir. Alenen erişilebilir kaynaklarca tespit edilen olası çıkar çatışmaları ile
ZMD’nin şahsî menfaatler uğruna istismarına ilişkin soruşturma talebinden yıllardır kasten kaçınılmaktadır.
c) ZMD’nin Yapısal ve Malî Durumu
ZMD’nin herhangi bir bürosu mevcut değildir; dernek siciline kayıtlı adres bir posta kutusundan ibarettir. Kadrolu
personel bulunmamaktadır. Yıllık gelir yaklaşık 600.000 EUR’dan yaklaşık 30.000 EUR’a gerilemiştir. Bu gelişme,
teşkilatlara bugüne değin hiçbir suretle izah edilmemiştir.
d) ZMD Teşkilat Adının Yabancı İlişkiler Tesisinde Kullanılması
Yetkili teşkilat organlarından herhangi bir karar alınmaksızın ve kuruluşlar haberdar edilmeksizin ZMD teşkilat adının
yabancı kurumlarla gerçekleştirilen seyahat, temas ve iş birliklerinde kullanıldığına dair belgelenmiş deliller
mevcuttur. Üstelik, kuruluş amacına ve üyelerin çıkarlarına aykırı olan siyasi araçsallaştırma dahi yaşanmıştır.
III. Meşruiyet: Federal Yönetim Kurulu’nun Sicil Hukuku ve Yargı Açısından Durumu
Meselenin özündeki asıl soru şudur: Fiilî ZMD Federal Yönetim Kurulu, II. maddede zikredilen amaç dışı faaliyetlere
ve bir üye kuruluşun ihracına karar verme hususunda dernek hukuku açısından yetkiye sahip midir? Bu konudaki
mevcut olgular, bugüne kadar hem üyelerden hem de kamuoyundan gizlenmiştir:
- Köln Asliye Mahkemesi, 16 Şubat 2025 tarihli seçimlerden çıkan yönetim kurulunun tescilini reddetmiştir;
bu resmî bir ret kararıdır, müzakereye açık bir mesele değildir. Bilgimiz dahilinde, üyelerce açılmış ve başta
Şubat 2025 Temsilciler Meclisi’nden çıkan seçim ve kararları yüksek başarı ihtimaliyle itiraz konusu yapan iki
dava hâlen sürmektedir. - 18 Eylül 2022 tarihli Temsilciler Meclisi seçimleri, mahkeme kararıyla kesin olarak geçersiz ilân edilmiştir. Bu
seçimlere dayanılarak gerçekleştirilen tüm atamalar ve alınan tüm kararlar hukukî dayanaktan yoksundur. - Dernek siciline münhasıran 2016 yılı yönetim kurulu kayıtlıdır. Dokuz yılı aşkın bir süredir herhangi bir
yönetim kurulu değişikliği sicil hukuku açısından tescil ettirilememiştir.
Federal Almanya Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca dernek siciline tescil beyan edici nitelikte olup kurucu değildir.
Usulüne uygun seçilmiş bir yönetim kurulu tescil olmaksızın dahi geçerli işlem yapabilir. Ancak mevcut vaziyet bu
ölçütten farklıdır: Görevdeki yönetim kurulunun seçim dayanağı mahkeme kararıyla ortadan kaldırılmış; sicil
mahkemesi tescili açıkça reddetmiştir. Hukukî ihtilaf sürmektedir. Bu şartlar altında alınan kararların – askıya alma
ve ihraç talebi dahil – bağlayıcılık iddiasında bulunup bulunamayacağı meselesi, esasa ilişkin herhangi bir
müzakereden önce Genl Kurul‘da bir ön mesele olarak karara bağlanmalıdır.
IV. Federal Yönetim Kurulu’nun Muhakemesi Üzerine: Metodolojik İtirazlar
Federal Yönetim Kurulu’nun yazılarında başvurduğu muhakeme mantığı, Müslüman bölge ve dernek bütününe zarar
veren bir araçlar manzumesine müracaat etmektedir: toplu itham, irtibat suçu, soy sorumluluğu ve bireysel tetkik
yapılmaksızın ideolojik yaftalama.
ZMD Federal Teşkilatı, ATIB’in yeni seçilmiş yönetim kuruluyla hiçbir temasa geçmemiştir. İftar programına yapılan
davet cevapsız bırakılmıştır. Yönetim kurulu üyesi sıfatıyla kayıtlı eski Genel Sekreter Özlem Başöz seçim sonrası
görevinin sona ermesinin ardından her türlü temas girişiminden kaçınmıştır. Bu süreçte Özlem hanım, ATIB temsilcisi sıfatıyla ZMD’deki görevden alınmaktan kaçınarak, altı yıl boyunca yönetim kurulunda görev aldığı ATIB’den ayrıldığını bir basın açıklaması ile duyurmuştur. Bu basın açıklaması dahilinde ATİB’e ve yeni seçilen yönetime iftiralarda bulunmuş, kendisinin teşkilatımızın fikriyatı ve değerleri ile hiç bir zaman bağdaşmadığını belirtmiştir.
Sayın Başöz, söz konusu görev süresinin son dört yılında Genel Sekreterlik görevini ifa etmiş olup ATIB’in bu
dönemdeki yönelimi ve faaliyetlerinden şahsen mesuldür. ATIB aleyhine yöneltilen anayasal ithamlar, bu dönemde
yeterli bir hesap sorma sürecinin işletilmemesi ve meseleyi aydınlatacak tedbirlerin alınmaması nedeniyle ATIB
aleyhine derinleşmiştir. Vaktinden önce yapılan seçimler de esaslı olarak bu gelişmeye dayanmaktadır.
Öte yandan ZMD, kuruluş amacı itibarıyla bir Müslüman çatı teşkilatı olmasına rağmen, İslâmî kuruluşlara yönelik
eleştiri ve saldırıları ile toplumda tanınan eleştirmenlerin başvurduğu mekanizmaların ve söylemlerin aynısını kendi
kurucu üyesine tatbik etmektedir. Bu ilişki krizinin, İslâmî teşkilatlarını toptan şüphe altında tutan sesleri
güçlendirmesi kaçınılmazdır.
Üçüncü şahısların bireysel eylemlerinden, kurumsal bağlayıcılık ispat edilmeksizin, bir tüzel kişinin ideolojik
yönelimine ilişkin sonuçlar çıkarma metodolojisi; dernek hukukunun geçerli bir ihraç prosedüründen beklediği
standartları karşılamamaktadır.
V. Hukukî Tedbirler
ATIB, ZMD üyeliğinin devam edip etmeyeceğinden bağımsız olarak ZMD Federal Yönetim Kurulu’nun bazı üyelerinin
davranışlarının cezaî sorumluluk doğurup doğurmadığını incelemektedir.
Bu kapsamda;
- teşkilat kaynaklarının kullanımı ve gelir düşüşle ilgili olarak StGB’nin 266. maddesi uyarınca güveni kötüye
kullanmak - hukukî dayanaktan yoksun biçimde ZMD bölge teşkilatının malî kaynaklarına el konma
- ve aynı bölge teşkilatının altyapı erişimlerini (Email, WhatsApp) kesmesi fiillerine ilişkin zorlama suçlamaları
incelenmektedir.
İnceleme sonuçları zamanı geldiğinde yetkili mercilere arz edilecektir.
VI. Bu Bildirinin İslâmî Temeli
İşbu bildiri, bölge ve dernek önderlerine sunulan samimî bir Nasîhat olarak kaleme alınmıştır. Peygamber Efendimiz
Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Din nasihattir.” Kime karşı olduğu sorulunca da
şöyle cevap vermişlerdir: “Allah’a, Kitabı’na, Resûlü’ne, Müslümanların idarecilerine ve Müslüman toplumuna karşı.”
(Sahîh-i Müslim)
Kur’ân-ı Kerîm, eylemden önce haberin teyit edilmesini emretmektedir:
“Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse bilmeyerek bir topluluğa zarar verip de yaptığınıza
pişman olmamak için o haberi iyice araştırın.” (el-Hucurât, 49:6)
Cenâb-ı Hak masuma iftira konusunda şöyle buyurmaktadır:
“Her kim bir hata veya günah işler de onu bir günahsıza yüklerse iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.”
(en-Nisâ, 4:112)
Emanet ve adalete riayet hususunda şöyle buyurmaktadır:
“Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi
emreder.” (en-Nisâ, 4:58)
Ve doğruluk hususunda şöyle buyurmaktadır:
“Doğruluğu elden bırakmayınız; zira doğruluk iyiliğe, iyilik de Cennet’e götürür.” (Sahîh-i Buhârî)
Bu esaslar bütün taraflar için geçerlidir ve arz edilen hadiselerin değerlendirileceği ölçütü teşkil etmektedir
VII. ATIB’in Kendi Sorumluluğu
ATIB, önceki yönetim kurulunun teşkilatın ZMD içindeki menfaatlerini gereken kararlılık ve doğrulukla temsil
etmekte kusurlu davrandığını tespit etmektedir. Teşkilat yönetimindeki bilinen eksiklikler yalnızca ele alınmamakla
kalmamış; bilakis bunlara ortak olunmuştur.
Yeni seçilen ATIB Yönetim Kurulu, Ocak 2026’daki erken seçimlerde görevi devraldığından itibaren ZMD’deki teşkilat
çalışmalarına ilişkin dahilî bir inceleme başlatmıştır. ATIB bu vesileyle şunu kaydetmektedir: ZMD Federal Yönetim
Kurulu’nun mevcut tutumu seçim dönemine müsadif olarak başlamış ve yeni yönetim kurulunun kamuoyunca
bilinmesinin ardından hız kazanmıştır.
VIII. ATIB’in Tutumu ve Bundan Sonraki Yol Haritası
ATIB, seçim dayanağı mahkeme kararıyla geçersiz ilân edilmiş ve tescili sicil mahkemesince reddedilmiş bir yönetim
kurulu tarafından yürütülen ihraç prosedürünün ATIB üzerinde bağlayıcı herhangi bir hüküm doğurmadığını tespit
etmektedir.
Kurucu ve en büyük münferit teşkilat sıfatıyla ATIB, mevcut teşkilat yönetimi döneminde nereye gelindiğini kayıt
altına almaktadır. Üyeliğin devam ettirilmesi ya da sona erdirilmesi konusundaki karar; tüm ilgili hususların titizlikle
tetkik edilmesinin ve genişletilmiş yönetim kurulunun usulüne uygun bir kararının ardından ATIB tarafından alınacaktır. Dernek hukukundan doğan tüm seçenekler – usulüne uygun çekilme dahil – söz konusu karara kadar açık tutulmaktadır.
IX. Esaslı Hususların Özeti
- ATIB, 1987 yılından bu yana temel belgelerinde İslâmî bir zemine sahip bulunmakta; tüzüğü ve bağlı bölge ve dernek teşkilatlarının günlük faaliyetleri çerçevesinde ırkçılığı, ayrımcılığı ve her türlü aşırılıkçılığı reddetmektedir. Aksini iddia eden beyanlar belgelenmiş bir dayanaktan yoksundur.
- ZMD bünyesinde belgelenmiş yapısal eksiklikler mevcuttur: büro yokluğu, personelsizlik, gelirin yaklaşık 600.000 EUR’dan yaklaşık 30.000 EUR’a gerilemesi ve eyalet teşkilatlarına yönelik hukuken dayanaksız
uygulamalar. Bu hadiseler bugüne kadar ilgili camiayla paylaşılmamıştır. - Federal Yönetim Kurulu, hukuken sarsılmış bir temelde hareket etmektedir: 2022 seçimleri geçersiz ilân
edilmiş, 2025 kararları hükümsüz sayılmış, sicil mahkemesi tescili reddetmiştir. Sicilde münhasıran 2016 yılı
yönetim kurulu kayıtlıdır. - İhraç talebinin muhakemesi, kurumsal kanıt sunulmaksızın irtibat isnadına dayanmaktadır.
- Cezaî mahiyet taşıyan hususlar incelenmekte olup sonuçlar yetkili mercilere iletilecektir.
- ATIB, yönetim kurulunu yenilemiş, dahilî bir inceleme başlatmış ve sorumluluğunu şeffaf bir biçimde üstlenmiştir.
- ATIB, hâlihazırda sürdürülen prosedürü geçerli saymamakta ve ZMD’deki liğin seyrini genişletilmiş yönetim
kurulunun usulüne uygun bir kararıyla tayin edecektir. Bütün seçenekler açık bulundurulmaktadır.
ATIB Yönetim Kurulu, işbu hususları bölge ve derneklere ve eyalet teşkilatlarına arz etmekte ve bilgilerine sunmaktadır. Her türlü soru ve görüş Merkez Yönetim Kurulu’na her zaman iletilebilir. ATIB, bundan sonraki
gelişmeleri değerli yöneticilerimiz ile paylaşacaktır.
Saygı, selâm ve muhabbetle,
Kamuran Dönmez
Genel Sekreter

