Alevi ile Sünni Aynı Sofrada, Aşure Lokmasında Buluştu
Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Merkezi tarafından Muharrem ayı vesilesiyle düzenlenen geleneksel Aşure Programı, birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı bir buluşmaya sahne oldu.
Toplumun farklı kesimlerini aynı sofrada buluşturan programa; T.C. Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al, Essen Muavin Konsolosu Hasan Baştaş, T.C. Köln Başkonsolosluğu Ataşesi Rukiye Sancar, Avrupa Alevi İslam Birliği Genel Başkanı Haydar Siliseri, WEFA Uluslararası İnsani Yardım Organizasyonu Genel Başkanı H. Musab Aydın, AK Parti Almanya Temsilcisi Zuhal Aksoy, iş insanları, kanaat önderleri ile çok sayıda sivil toplum kuruluşunun başkan ve temsilcileri katıldı.
Programın ev sahibi ATİB Genel Başkanı Ali Paşa Akbaş da yaptığı konuşmada Muharrem ayının manevi iklimine dikkat çekerek, aşurenin paylaşmanın, bereketin ve kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunu ifade etti.
Akbaş konuşmasında, Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun geleceğinin ayrışmada değil; birbirini anlamakta, farklılıklara saygı duymakta ve ortak değerlerde buluşmakta olduğunu vurgulayarak şu mesajı verdi:
“Biz burada kimsenin inancını değiştirmek ya da yolunu sorgulamak için değil; birbirimizi tanımak, anlamak ve gönüllerimizi buluşturmak için bir aradayız. Nasıl ki aşurenin her malzemesi kendi özünü koruyarak aynı kazanda eşsiz bir lezzet oluşturuyorsa, bizler de farklılıklarımızla birlikte aynı milletin ve ortak geleceğin mensupları olarak kardeşçe yaşayabiliriz.”
Konuşmasında Kerbelâ’nın bütün Müslümanların ortak acısı olduğunun altını çizen Akbaş, Hz. Hüseyin Efendimizin zulme karşı onurlu duruşunun insanlığın ortak vicdanına ışık tuttuğunu belirtti. Hoca Ahmed Yesevî’den Yunus Emre’ye, Hacı Bektaş-ı Velî’den Mevlânâ’ya uzanan gönül medeniyetinin bugün de Avrupa’da yaşatılması gerektiğini ifade ederek, sevgi, muhabbet ve kardeşlik anlayışının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
T.C. Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al da konuşmasında Muharrem ayının manevi anlamına değinerek, aşurenin paylaşmayı, dayanışmayı ve toplumsal birlikteliği temsil ettiğini belirtti. Yurt dışında yaşayan Türk toplumunun milli ve manevi değerlerini yaşatmasının önemine vurgu yapan Başkonsolos Al, bu tür programların toplumun kaynaşmasına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Programın konuşan ATİB Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Besleney, Muharrem ayının ve aşurenin sadece dini hayatın değil, aynı zamanda ortak kültürel hafızanın ve toplumsal birlikteliğin önemli sembolleri olduğunu ifade etti. Besleney, Kerbelâ hadisesinin bütün Müslümanların ortak hüznü olduğunu vurgulayarak, Hz. Hüseyin’in adalet, hak ve onur mücadelesinin bugün de insanlık için evrensel bir örnek teşkil ettiğini belirtti. Ehl-i Beyt sevgisinin ayrıştıran değil, birleştiren bir değer olduğuna dikkat çeken Besleney, Anadolu’nun gönül erleri olan Hoca Ahmed Yesevî, Hacı Bektaş-ı Velî, Yunus Emre ve Mevlânâ’nın asırlardır sevgi, hoşgörü ve kardeşlik anlayışını yaşattığını ifade etti. Farklılıkların ayrılık değil zenginlik olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Besleney, kardeşlik dilinin güçlendirilmesi ve ortak değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Program boyunca sanatçılar Erdinç Burç, Ahmet Baydaroğlu ve Ozan Mustafa Turgut seslendirdikleri eserlerle katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı.
Programın sonunda, ATİB Kadın Kolları tarafından büyük bir emek ve özenle hazırlanan aşureler katılımcılara ikram edildi. Aynı kazandan paylaşılan aşure lokması, birlik, beraberlik, paylaşma ve kardeşlik duygularının en güzel sembolü olarak gönüllerde yer buldu.