Penzberg Belediye Başkanı Thomas Kopf’a Teşekkür Mektubu
Bir Levhadan Daha Fazlası – Penzberg’den Yükselen Medeniyetin Bir İşareti
Sayın Penzberg Belediye Başkanı Thomas Kopf,
Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri Birliği (ATİB) adına, sizlere en içten teşekkürlerimizi ve takdirlerimizi sunmak istiyoruz. Kilise temsilcileri ve siyasi yol arkadaşlarınızla birlikte, yeni vatanımız Almanya’da hayata geçirdiğiniz bu örnek uygulama, yalnızca Penzberg’in değil, ülke sınırlarının da ötesinde takdiri hak eden güçlü bir mesaj niteliğindedir.
Bazı kararlar vardır ki, ilk bakışta mütevazı görünür. Ancak gerçek anlamları zaman içerisinde ortaya çıkar ve toplumsal hayat üzerinde kalıcı izler bırakır. Çünkü gerçek medeniyet, yalnızca büyük söylemlerde veya siyasi programlarda değil; insanı ve onun onurunu merkeze alan saygılı davranışlarda kendini gösterir.
Penzberg şehir girişinde, Hristiyan kiliselerinin ibadet saatlerini gösteren bilgilendirme levhasının yanında, Müslüman cemaatin Cuma namazı vakitlerini gösteren bir bilgilendirme levhasına da yer verilmesi, işte böyle anlamlı bir davranıştır. İlk bakışta küçük gibi görünse de taşıdığı sembolik anlam son derece büyüktür.
ATİB açısından bu uygulama, kamuoyunu bilgilendirmekten çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bu adım; karşılıklı saygının, din ve vicdan özgürlüğüne verilen değerin ve bütün vatandaşların eşit katılımına duyulan bağlılığın somut bir göstergesidir. Aynı zamanda birlikte yaşama kültürünün yalnızca teorik bir ideal olmadığını, günlük hayatın içinde fiilen yaşanabildiğini göstermektedir.
Almanya Federal Cumhuriyeti, insan onurunun dokunulmazlığı, din özgürlüğü ve herkesin kanun önünde eşitliği gibi sarsılmaz anayasal değerler üzerine kurulmuştur. Bu ilkeler günlük yaşamda görünür hâle geldikçe güven duygusu, aidiyet bilinci ve toplumsal dayanışma da güçlenmektedir.
ATİB’e göre medeniyet, yalnızca ibadethaneler inşa etmekten ibaret değildir. Asıl medeniyet; farklı inançlara sahip insanların aynı gökyüzü altında dinlerini özgürce, güven içerisinde ve karşılıklı saygı içinde yaşayabilecekleri bir toplumsal iklim oluşturabilmektir. Penzberg Belediyesi’nin bu girişimi de tam olarak bu anlayışın sade ama etkileyici bir yansımasıdır.
Gerçek medeniyet, farklılıkları yok saymak değil; onları tanımak, saygıyla karşılamak ve ortak hayatın doğal bir parçası olarak kabul edebilmektir.
Toplumsal barış, insanların birbirine benzemesiyle değil; birbirlerinin farklılıklarına saygı göstermesiyle sağlanır. Bu bakımdan Penzberg Belediyesi’nin aldığı karar, yalnızca Müslüman topluma yönelik nazik bir jest değil; aynı zamanda bütün vatandaşlara yönelik karşılıklı güvenin, saygılı birlikte yaşamanın ve toplumsal dayanışmanın güçlü bir mesajıdır.
Sayın Belediye Başkanım,
Bizler inanıyoruz ki böylesine sessiz fakat anlamı büyük adımlar, farklı dinlere mensup insanlar arasındaki güveni artırmakta, önyargıları azaltmakta ve toplumsal uyumu kalıcı biçimde güçlendirmektedir. Bu nedenle gönülden temenni ediyoruz ki, Penzberg’de hayata geçirilen bu örnek uygulama yalnızca bu şehirle sınırlı kalmasın; Almanya’nın diğer şehir ve belediyelerine de ilham versin.
Ayrıca bu örnek yaklaşımın, Almanya’daki farklı inanç toplulukları arasında karşılıklı güveni ve saygıyı daha da derinleştirerek toplumsal dayanışmaya değerli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.
İnsanlar arasına yeni sınırlar çekilmeye çalışıldığı bir dönemde toplumumuzun ihtiyaç duyduğu şey duvarlar değil, köprülerdir. Penzberg’den yükselen bu girişim de işte böyle köprülerin kurulmasına yönelik sessiz fakat güçlü bir katkıdır.
Bu vesileyle, şahsınıza, belediye yönetimine, sürece katkı sunan kilise temsilcilerine ve saygıya dayalı ortak yaşam kültürünü güçlendiren tüm Penzberg halkına en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
İnanıyoruz ki iyilik, saygı ve karşılıklı takdir de en az eleştiriler kadar görünür olmayı hak etmektedir. Güzel örnekler güveni artırır; güven ise birlikte yaşama iradesini güçlendirir. Bu nedenle bu mektubu yalnızca bir teşekkür ifadesi olarak değil; aynı zamanda örnek davranışlara duyulan saygının ve toplumsal hafızada umut ile güveni güçlendirme sorumluluğunun bir ifadesi olarak görüyoruz.
En samimi dileğimiz, Penzberg’de ortaya konulan bu örnek yaklaşımın şehir sınırlarını aşarak Almanya’nın tamamına ilham vermesi; farklı dinlere mensup insanların birbirlerini tanıdığı, karşılıklı saygı gösterdiği ve çeşitliliği ortak toplumumuzun bir zenginliği olarak gördüğü bir anlayışın yaygınlaşmasına katkıda bulunmasıdır.
Biz inanıyoruz ki şehirleri gerçekten büyük yapan şey, binalarının yüksekliği değil; insanlar arasında kurdukları köprülerin sağlamlığıdır. Bu nedenle Penzberg’in attığı bu anlamlı adım, yaşanmış insanlığın ve toplumsal sorumluluğun sessiz fakat kalıcı bir simgesi olarak hafızalarda yerini alacaktır.
En derin saygılarımız ve şehrinizin geleceği için en iyi dileklerimizle,
Saygılarımızla,
ATİB Yönetim Kurulu adına
Kamuran Dönmez
Genel Sekreter